Kısırlık (Infertilite) Laparoskopisi

Kısırlıkta laparoskopi uzun yıllardır uygulanmaktadır. Hemen her kısırlık hastasında yapılmakta olan bir uygulama olmuştur. Bu yolla direkt olarak yumurtalıklar, yumurtalık kanalları, ve karın içi gözlemlenmektedir. Böylece kısırlığa neden olan birçok gizli neden ortaya çıkarılabilmekte ve aynı seansta çoğunun laparoskopik cerrahi yöntemlerle tedavi etmek mümkün olmaktadır.
 
Böylece yıllarca bilmeden "ya tutarsa" mantığı ile harcanan yıllar ve masraf önlenmekte ve gerçek anlamda tedavi planlanmaktadır.
 
Yumurtalık kanalları kapalı oaln hastaların kanalları bu yolla açılabilmektedir. Daha önce ameliyat olmuş, karın içinde yapışıklıkları olanlarda bu yapışıklıklar ayrılarak gebe kalma olasılığı arttırtmaktadır.
 
Polikistik over sendromu nedeniyle gebe kalamayanlarda yumurtalıklara yapılacak küçük girişimlerle gebe kalma olasılığı artmaktadır.
 
Kısırlığın Teşhisi
 
İnfertil bir çiftin araştırılması kadın ve erkeğin birlikte geldiği bir öngörüşme ile başlar. Bu sırada varsa çifte ait önceki tetkik ve filmlerin değerlendirilmesi yapılır. Kadının dahili ve jinekolojik öyküsü alınır, varsa erkeğe ait sorun hakkında konuşulur. Aynı seansta ya da daha sonraki bir seansta kadının jinekolojik muayenesi ve ultrasonografisi yapılır. Bunların sonucunda herhangi bir patoloji olup olmadığı not edilir. Eğer gerekiyorsa erkeğin ürolojik muayenesi istenir. Daha sonra o ana kadar oluşan kanaat ve bulgular doğrultusunda aşağıda söz edilecek tetkiklerden bir ya da birkaçı istenir. Bu testleri şu ana başlıklar altında inceleyebiliriz:
 
1. Kadının üreme organlarının değerlendirilmesi: tubal, uterin, servikal 
2. Hormonal durumun değerlendirilmesi, 
3. Yumurtlamanın (ovulasyonun) ve luteal fazın değerlendirilmesi, 
4. Erkeğin değerlendirilmesi. 
 
1. Kadının Üreme Organlarının Değerlendirilmesi
 
Rahim Ağzının Değerlendirilmesi
 
Rahim ağzının spermler için geçirgen olup olmadığının anlaşılması için yapılan teste postkoital test adı verilir. Kadının yumurtasının çatlayacağı öngörülen gün ilişkiden 2-8 saat içinde jinekolojik muayene yapılır ve rahim ağzından alınan mukus içerdiği sperm (erkek hücresi) açısından incelenir. Spermin mukus içindeki hareketleri ve ilerlemesi araştırılır. Ancak testin tekrarlandığında aynı sonuçları vermemesi ve testi anormal olan kadınlarda bile gebeliklerin görülmesi nedeniyle modern infertilite yaklaşımında bu yöntem önemini yitirmiştir. 
 
Uterusun Değerlendirilmesi
 
Uterus (rahim) faktörü için histerosalpingografi (HSG: rahim filmi), histeroskopi, histerosonografi ve falloposkopi kullanılan yöntemler arasında sayılabilir. HSG adet bitiminden 5-7 gün içinde yapılabilen suda veya yağda eriyen ve röntgen ışınında görünen maddeler kullanılarak rahim içinin normal olup olmadığını ve tüplerin açıklığını değerlendiren bir testtir. HSG ile rahimin içinde olabilecek miyom, polip ve yapısal bozukluklar (çift rahim vb.) görülebilir.
 
Histerosonografi yine aynı amaçla kullanılan rahmin içine sıvı verilerek yapılan ultrasonografik bir yöntemdir. HSG'den daha az ağrılı ve ucuz olması ve X ışını gerektirmemesi nedeniyle değeri gün geçtikçe artmaktadır. Histeroskopi ise videomonitor sisteminin eklendiği bir teleskop ile genel anestezi altında rahimin içinin doğrudan görülebildiği tekniktir. Saptanan miyom, polip ya da rahimi daraltan bir zar o anda elektrokoter ya da lazer ile giderilebilir. Giderek popülaritesi artan bu teknik ile hastanede kalmak tarihe karışmıştır Üstelik birkaç gün içinde normal yaşama dönmek mümkün olabilmektedir. 
 
Tüplerin Değerlendirilmesi
 
Tüplerin geçirgenliği, anatomisi, çevresine ait yapışıklıkları ve fonksiyonunu değerlendirmek infertilite araştırmasının en kritik aşamalarından biridir. HSG yine bu amaçla halen en yaygın kullanılan değerli bir testtir. Rahim ağzından verilen kontrast maddenin her iki tüpten karına dökülüp dökülmediği ve bu akışın normal olup olmadığı yorumlanır. Yine bu amaçla renkli Doppler ultrasonografi, radyonüklid HSG gibi araştırma halinde olan yeni teknikler sözkonusudur. Ancak laparoskopi bu konuda belirleyici tekniktir. Bu sırada saptanan patolojiler gözle izlenir, değeri tartışmasızdır.
 
Laparaskopi
 
Genel anestezi altında göbek altından girilen 1 cm. genişliğindeki kılıftan karına iletilen teleskopun aldığı görüntü canlı olarak monitöre yansıtılır rahim, tüpler ve her iki yumurtalık, karın iç zarı (periton) bağırsaklar, mesanenin durumu doğrudan izlenir ve organların birbirleriyle olan ilişkileri, aralarındaki yapışıklıklar, yumurtalıklara ait kistler saptanabilir. Üstelik o anda diğer ince kılıflar aracılığıyla karına ulaştırılan ince aletlerle gebeliği engelleyen problemler giderilebilir (bıçaksız, dikişsiz ameliyat). Endometriozis denilen hastalık ve tüpler en iyi laparoskopi ile tanınır. Rahim ağzından verilen mavi boyanın tüplerden geçip karına ulaşıp ulaşmadığı izlenerek tüplerin geçirgenliği hakkında karar verilir. Yine hasta aynı gün taburcu olabilir ve birkaç gün içinde eski yaşam temposuna ulaşabilir.
 
Falloposkopi ve Tubal Kanalizasyon
 
Vaginal ya da abdominal yoldan ince hassas esneyebilir kanüllerle tüpün içine girilebilir, döllenmeyi kolaylaştıran
tüysü yüzeylerin sağlığı değerlendirilebilir. Henüz infertilite incelemelerinde rutine girmemiş, gelecekte çok daha fazla
yararlanılacağını düşündüğümüz tekniklerdir.